İlhan CAVCAV

Spor camiasının çok yakından tanıdığı ancak un sektöründe de adından bahsettiren çok eski bir sanayiciyle birlikteyiz, İlhan CAVCAV…
İş hayatınıza ne zaman başladınız?
Benim çocukluğunda babamın Mamak’ta bir un fabrikası vardı. Ben de veznede durur, paraları toplardım. Arkasından kendi işlerimi kurdum, bir süre ticaretle meşgul oldum. Bizim Ankara Un Sanayii fabrikamız ise 1969 senesinde faaliyete geçti. İlk başlarda günlük 85 ton kapasite ile işe başladık, yıllar içinde kurulu kapasiteyi arttırarak bugün 750 tona ulaştırdık. Fabrikamız en son teknoloji ile üretim yapmaktadır. Sektörde yüzde 2lik bir payımız bulunmaktadır. Şu anda 500e yakın kişiye istihdam sağlıyoruz. Babam Rumeli’den gelmiş ve Ankara’ya yerleşmiş. İki eşi vardı ve ben 17 çocuklu bir ailede büyüdüm.
Ankara Un Sanayii buğday sektöründe önemli bir pazara sahip değil mi?
20 senedir ihracat yapıyoruz. Her yıl ülkemize 30-40 milyar dolar civarında döviz kazandırıyoruz. Özellikle Libya’ya büyük miktarda ürün sattık. Ancak son iki senedir devlet politikaları ve Avrupa ülkelerinin kendi firmalarına verdiği gizli teşvikler sebebiyle dış pazarlarda rekabet edemez hale geldik. Şu an sektörümüze verilen teşvikler sebebiyle gerekenin çok üzerinde kapasite olmuş bulunuyor. Bu da piyasaya büyük bir rekabet getirdi. Türkiye’de 17 ile 21 milyon ton arasında buğday üretilirken bunun yaklaşık 12 milyon tonu tüketilmektedir. Ancak ülkemizde 40 milyon ton un işleyebilecek bir kapasite olmuş durundadır. Bu da kapanmaları ve iflasları beraberinde getirmektedir.
Bu sektörde çok emeğinizin olduğu bilindik bir gerçektir. Sizce fırıncılık sektörünün durumu nasıl?
Hem değirmenci hem de fırıncı olduğunu belirten İlhan Cavcav, fırıncılığın çok zahmetli bir iş olduğunu söyledi. Fırıncıların, sabah vatandaşa sıcak ekmek yetiştirmek için gecenin yarısında kalkarak ekmek yapmaya başladıklarını anlatan Cavcav, bu nedenle fırıncı esnafının para kazanmasının teşvik edilmesi gerekirken, belediyelerin büyük imkanlarıyla fırıncıların önünün kesildiğini ifade etti. Cavcav, fırıncıların varlıklarını sürdürmek için değirmenciden 5-6 ay vadeli un aldığını, değirmencinin de aynı şekilde borçlarını ertelemek zorunda kaldığını, bu durumun da sektörün önünü kararttığını söyledi. İlhan Cavcav, ''Şimdilerde bir insana beddua etmek istiyorsan fırıncı ol demek yeterli'' dedi.
Geçtiğimiz haftalarda kurumsal web sayfamızdan ekmeğin fiyatıyla ilgili bir anket yaptık ve sonuç       1 TL olarak çıktı sizce ne kadar olmalı?
Türkiye'de kısa bir süre içinde seçimlerin yapılacağını hatırlatan Cavcav, bu nedenle iktidarın, belediyelerin vatandaşın ucuz ekmek alabilmesi için ekmeğe zam yapmayı düşünmediğini savundu.
Devletin kilosuna 55 kuruş verdiği buğdayın borsalarda 75-80 kuruş fiyattan satıldığını belirten Cavcav, ''Türkiye hakikaten az gelirli insanların çoğunlukta olduğu bir ülke. Ancak sektörün geleceği için 50-60 kuruşa satılan ekmeğin en az 1 lira olma zarureti var'' dedi.
Un sektörünün geleceğini nasıl görüyorsunuz?
İlhan Cavcav, un sektörü için 2011'in de iyi geçeceğini düşünmediğini belirterek, ''2011'den beklentim çok kötü. Sektör adına karamsar bir kanaate sahibim. Bugünkü buğday fiyatlarının harman zamanında da düşmeyeceğini, aynı kalacağını düşünüyorum'' diye konuştu.
Konya Yolu üzerinde bulunan fabrikasını sene sonuna kadar organize sanayi bölgesinde yapımı tamamlanacak yeni yerine yıl sonuna kadar taşımış olacaklarını bildiren Cavcav, Konya Yolu üzerindeki fabrikanın yerine de iş merkezi, alış veriş merkezi gibi yeni bir yatırım yapmayı planladığını kaydetti. 

Kullanıcı adı ve şifrenizi öğrenmek için lütfen bizimle irtibata geçiniz.

Yetkili kişi: Selma Esenler

Telefon: 0212 249 34 24

E-posta: selma.esenler@ekmekissendikasi.org.tr