Çetin KEÇELİ ve Kadir TOPBAŞ İstanbul Ticaret Borsası

Sendikamız İkinci Başkanı Çetin KEÇELİ ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Kadir TOPBAŞ' ın 09.01.2014 günü İstanbul Ticaret Borsası Merkezinde yaptıkları sorulu cevaplı konuşma tutanağı aşağıdadır. Tüm Meslektaşlarımıza duyurulur.

İSTANBUL TİCARET BORSASI
10. Meclis Toplantı Tutanağı
09.01.2014 Perşembe Saat: 14:30

Meclis Başkanı Bülent Kasap: Evet, Çetin Bey buyurun.
Çetin KEÇELİ: Sayın Başkan, hoşgeldiniz. İsmim Çetin Keçeli Borsa Meclis Üyesiyim. Aynı zamanda Ekmek İşverenler Sendikası İkinci Başkanıyım. Tabiatıyla biz, ekmekçilik konusunda Sayın Başbakan’ın tebliği ve ekmek israfının önlenmesi, sizin de bahsettiğini gibi dünyadaki bu kadar makas
açıldığı dönemde çok önemli bir konu. Bizim de ekmek israfı konusunda birtakım sıkıntılarımız var.
Bilindiği gibi, Şehircilik Bakanlığı, bina altlarına fırın yapımı konusunda birtakım yasaklayıcı tedbirler
getirmesine rağmen, yinede ilçe belediyelerimizde birtakım bina altlarına fırınlar yapılmakta. Aynı
şekilde, her yapılan fırın, israf artırmakta. Ve bu israfın da, kamuoyunda büyük rakamlara ulaştığı
gözlenmektedir. Bu ekmek israfının önlenmesiyle ilgili olarak, sendikamızda bir ortak çalışma
yapmamıza müsaade eder misiniz? Böyle bir konuda bir birimi görevlendirir misiniz? Çünkü bu konuda
Tarım Bakanlığı bir çalışma yapıyor ama yeterli olmuyor. İlçe tarım müdürlükleri il tarım müdürlüğü,
yeterli düzeyde düzenleyici olmuyor. Çok önemli bir konu bu. Tabiatıyla, bu konunun düzenlenmesi ve
aynı zamanda bu israfın önlenmesi için ekmek, su anda bildiğiniz gibi 250 gr. Bunun eskisi gibi 200 gr’a
indirilmesi konusunda bir çalışma yapmayı düşünüyor musunuz? Bir de, yeni yapılan fırınlarla ilgili bir
önleyici tedbir olarak, ihtiyaç olmayan yere yeni fırın yapılmaması için bir yönetmelik veya bu konuda
bir düzenleme yapmak gibi bir düşünceniz var mı? Bunları öğrenmek istiyorum.
Kadir TOPBAŞ: Tabii kentlerde ekmek tüketimi, giderek azalıyor, azalacak. İnsanlar; kentte yasayanlar bilinçlendikçe, ekmeğini buzdolabında saklayacak 1-2 dilim yiyecek. Fazla yemeyecek; eskisi gibi olmayacak. Bu giderek buraya doğru dönüşüyor. Şehirli, bu demek. Ve insanlar, daha nitelikli ekmek arayışı içerisinde olacak. Hele simdi dünyada hızlı bir şekilde “Ne yiyelim, uzun yasayalım?” kavramı geliştiği için, burada daha çok dogal kaynaklı doğal besinler tercih edilir hale gelecek. Biz hep sunu söylemeye çalıştık Esasında Halk Ekmek olarak biz bir rekabet içinde olmayalım; bir ögrete, yön veren, yol gösteren olmak istiyoruz. Bu bakıma dedik ki, “Gelin, su fırınlar Bakın, yakında diğer büyük firmalar baskın çıkacak. Sizi bitirecekler. Tüketiminiz azalacak. Siz istediğiniz kadar ondalıklarınızı artırın, bunlar değişecek.” Lokantalarda artık ekmek doğrama dönemi neredeyse bitiyor. Çünkü firmalar; donmuş, mayalanmışekmeği getiriyor ve lokantaya diyor ki: “Sana buzdolabını (soğutucu)veriyorum, yanına da bir fırın veriyorum. Burada lazım oldukça pişir, müşterine sıcak sıcak ver.”O müessese gidip bakkaldan veya fırından ekmek alıp artık ekmek doğramaz. Bunlar büyük firmalar. Giderek baskın hale gelecekler. Yarın ön pişirimli donmuş ekmekler satılacak marketlerde; insanlar alacak, dolaplarına koyacaklar. Gerektiği zaman evlerinde pişirip 3 dakika içinde sıcak sıcak, yiyecekler. Fırınların geleceği, eğer ar-ge’si yoksa su anda maalesef çok şey gözükmüyor. Sunu söyledik: “Gelin,10 tane, 20 tane, 50 tane 60 tane fırın birlesin; biz destek verelim. Proje desteği verelim. Bir imalathane kurun, fabrika kurun. Küçük, Sistem, hijyen Ön pişirimi yapın, fırınlarınızı eczane gibi seramikleyin, tertemiz hale getirin. Birer buzdolabı dipfriz koyun, birer tane efendim pizza fırını gibi elektrikli fırın koyun. Pişirin, sıcak sıcak tezgâhınızda satın, bakkalınıza verin. Bunu yapmazsanız, gelecekte onlar her tarafı saracak, ihata edecek dedik. Biz burada öncü olalım. Halen bunu söylüyoruz. Bu yapılması lazım. Fırıncıların buna geçmesi gerekiyor. Yoksa o kötü şartlarda, zorlu şartlarda artık o devir bitiyor. Bunun farkında olmaları gerekiyor. Ve bu arada sunu da görüyoruz, biliyoruz Fırıncılar, “Birisi bir fırın daha açmasın. Biz onun, açtığı takdirde ayda kaç para kazanacaksa‘Al, biz sana su kadarını verelim; sen çalıştırma’” diyorlar. Bir de böyle bir şey gelişmiş. E şehir nüfusu devamlı artıyor. Yani nasıl? Bu denge kurulmaz. Olmaz bu. Sistemi doğru kurmak lazım. Bizim burada başka çözüm şeylerimizde var İnşallah onları da önereceğiz. Yardımcı olmak istiyoruz. Yoksa bizim ticaret yapmak, para kazanmak gibi; Halk Ekmek çok is yapsın gibi bir derdimiz yok.“Sağlıklı ekmek.”Bir şey daha Biz İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak Halk Ekmeğin bütün ürünlerini eksi mayalı hale getirmeye çalışmıştık, başlattık. Çünkü tahıl, insanın vücudunu besleyen ana maddelerden bir tanesi. Vücudun savunma sistemini, antikorları geliştiren en önemli besin kaynağı. Fabrikasyon, yas maya dediğimiz tarzdaki mayaların fermantasyonu, bu sağlığı vermiyor. Siz eksi mayayı; Anadolu’daki o bizim geleneksel ekmeğimizi tüketirseniz, gribe dahi yakalanmazsınız diye bilim adamları söylüyor. Halk Ekmek almaya gittiğinde, makine (veya ekipman) bakma noktasında Almanlar bir toplantıda diyorlar ki, “Ya biz Anadolu bizden çok daha eski. Siz daha iyi biliyorsunuz. Niye buraya geldiniz?” Biz, kendi doğal mutfağımıza dönmek zorundayız. Ekmeğimizi de aynı hale getirmek zorundayız. Bizim belediyemizin tüm ürünlerini bu hale
getireceğiz. Buna başladık, 1 yıl içerisinde (belki biraz daha) bu hale getirmeyi hedefliyoruz. Eksi
mayayı o hale getirmek istiyoruz. Hatta diyoruz ki, gerekirse, o fırınlar arzu ederlerse, bizden ön
pişirimli Maliyetine; para kazanmak yok! İstemiyoruz, öyle bir derdimiz yok. Toptan da un aldığımızda ucuz alırız. Biz size verelim, siz pişirin satın. Yeter ki bu sistemi kavrayın. Gelecek, böyle gelişecek. Avrupa, böyle. Tüketim farklılaşıyor. Ha, israfla ilgili zaten mücadele var. Bunu tabii ki ilgili, bizim Halk Ekmek şirketimizle görüşerek, unu yaparsa söyleyebilirim. Bakanlıkla yapılıyor. İsraf da maalesef ciddi ölçekte. Bahsettiğim gibi, 7 milyar insanın tükettiğinin artığı, 2 milyar insanı besleyecek güçte, deniyor. Bu kadar israf var. Bu da yazıktır, günahtır. Evet

Kullanıcı adı ve şifrenizi öğrenmek için lütfen bizimle irtibata geçiniz.

Yetkili kişi: Selma Esenler

Telefon: 0212 249 34 24

E-posta: selma.esenler@ekmekissendikasi.org.tr