Muharrem KEÇELİ

Ekmeğimiz Hakkında…
Ekmek, Türk halkının temel besin kaynağıdır. Günlük ekmek tüketimi şahısların özelliklerine, alışkanlıklarına, yaşam ve çalışma şekilleri ve diyetlerin birleşimine göre değişmektedir.Türkiye’de kişi başına düşen günlük ekmek tüketimi yaklaşık olarak 400 gr. civarında olduğu tahmin edilmektedir. Bu oran bazı bölgelerde daha fazla, bazı bölgelerde daha az olabilmektedir.Bazı insanlar pilav ve makarnayla birlikte ekmek yerler. Bu şunu gösteriyor. Ekmek insanımız için çok önemli bir besin maddesidir.
Bilindiği gibi ekmeğin hammaddesi buğday unudur. Buğdayda bulunan tüm besin değerleri ekmekte de vardır. Tam buğday unundan yapılan ekmeğin vitamin ve mineral içeriği beyaz un ekmeğinden çok daha yüksektir. Bu nedenle günümüzde en çok tavsiye edilen tam buğday ekmeği; kepek ekmeği, çavdar ekmeğidir. Ancak piyasada satılan ekmeklere güven son derece azdır. Boya maddesi katıldığı konusunda yaygın kanaat vardır. O maddeler beyaz undan yapılan ekmeğin unun çoğunlukla 1. Tip undur. Ancak esmer, kepeği bol ekmek üretmek için un fabrikalarımız henüz hazır değildir. Aradığımızda böyle un bulamıyoruz.
O nedenle, eski dönemlerde olduğu gibi iki tip francala (beyaz undan)  2 tip (esmer undan) ekmek üretimini sağlayacak unu değirmenlerimizin üretmesi için ‘’ Gıda Kodeksinde ‘’ değişiklik yapılması gerekmektedir.
Uzmanların ifadelerine göre, kepekli ekmeğin posa miktarı yüksek olduğu için, bağırsak hastalıklarını önlemede, kroner kalp ve damar hastalıklarında insana yararlıdır.
Ayrıca ‘’ beyaz un’’ insan biyolojisine aşina olmadığından hazmı için vücut daha çok insüline ihtiyaç duymakta ve 40-50li yaşlarda diyabet hastalığı ortaya çıkmaktadır. Halbuki esmer un insan biyolojisine daha çok aşina olduğu için daha az insüline ihtiyaç duyulmakta ve dolayısıyla diyabet olma riski azalmaktadır.
Kısaca Sektörümüzün Güncel Problemleri
En temel gıda maddesini ürettiğimiz halde fırıncıların sorunlarının çözümü konusunda hiçbir resmi makamdan yardım görmemekteyiz. Ekmek fiyatları haksız rekabet dolayısıyla çok düşük miktarda adet maliyetinin altında teşekkül etmektedir. Fırıncılar bir araya gelip işbirliği yapmakta zorluk çektiğinden sorunların çözümü için hep başkalarından yardım beklenmektedir. Yöneticiler ekmek ucuz satılsın diye kendi oluşturdukları kuralların uygulanıp uygulanmamasına önem bile vermemişlerdir. Ayrıca denetimler de daha sağlıklı yapılmadığı için merdiven altı üretim yapan fırınlar, iyi çalışan, düzgün, sağlık koşullarına ve temizliğe önem veren firmaların piyasadan çekilmesine sebep olmaktadırlar. Örneğin eskiden mevcut olanve bir ara kaldırıldıktan sonra şimdi yeniden gıda kodeksine itam edilen hükme göre: ‘’Ekmek fırınları müstakil binalarda ve sırf o işe tahsis edilecek dükkanlarda ve binaların, apartmanların altlarında ekmek fırınları yapılmayacaktır.‘’ hükmü bugüne kadar uygulanmamış bir hükümdür. Keza fırınların dışındaki yerlerde satılan ekmeklerin ambalaj içinde satışa arz edilmesi gerekmektedir. Ancak gıda kodeksinin bu hükmü de şimdiye kadar uygulanmamaktadır. En aziz nimet olarak saydığımız ekmeğimiz, fiyatının ucuzluğu nedeniyle israf edilmektedir. Acı bir gerçektir ki bugün sadece İstanbul’da on binlerce ekmek çöpe gitmektedir. Bunun önlenmesi de ekmeğin ambalaja girmesiyle mümkündür. Çünkü ambalajlı ekmekle bayatlama önlenmiş olmaktadır.
O nedenle diyoruz ki bir kuralı mevzuatı yazmakla iş bitmiyor. Uygulamasını yapmak gerekmektedir.
Fırıncılarımızın karşılaştığı bir başka problem ise fırın iş kolunda çalışacak eleman bulmakta güçlük yaşanmasıdır. Fırınlarda çalışacak işçilerimizin eğitim göreceği bir okul yoktur. İşçilerimizi okullu yapmak için devletin desteği şarttır. Eğitimli elemanın ekonomiye büyük katkısı olacağı gibi, sağlığa uygunluk, temizlik ve ekmek israfı konularındaki şikayetlerin azalmasına da sebep olacaktır.
Sonuç olarak şunu söylemeliyim ki; Türkiye’nin her bölgesinde çok lezzetli ve kaliteli ekmek üretilmektedir. Artık Avrupa’da üretilen ekmek çeşitleri bizde de üretilmektedir. Ancak fırınların ihtiyacın çok üzerindeki sayıya ulaşması atıl kapasite yaratmaktadır. Buda ekmekçinin tam kapasite çalışamamaktan ötürü zarara uğramasına imkan sağlamaktadır.
Üretilen ekmeklerimiz güzeldir ve gönül rahatlığıyla yiyebilirsiniz.
Son olarak,iki ayda bir çıkacak olan “Ekmeğimiz” isimli bültenimizin basılmasında tüm emeği geçenlere ve tüm bizi destekleyenlere teşekkür ediyorum. Ekmek ile ilgili bütün sıkıntılarınızı ve sorularınızı bizimle paylaşabilirsiniz.
Herkese sağlıklı ve mutlu günler diliyorum…
                                                                                                                            
Muharrem KEÇELİ                                         
Genel Başkan

Kullanıcı adı ve şifrenizi öğrenmek için lütfen bizimle irtibata geçiniz.

Yetkili kişi: Selma Esenler

Telefon: 0212 249 34 24

E-posta: selma.esenler@ekmekissendikasi.org.tr